Orun Brothers

ART RoSPA & Gold Members

Nowadays Hakki                                                                                           November 2018

We have a big style change.  


Enduro > Out
Chopper > In

Having said that does not mean R 1200 GS Adventure is gone forever. 

But Hiawatha has arrived and we are having good time in California.


When talking about California everybody starts with saying that it is Sunny.  This video is a little bit out of that fashion.  It is November the 30th of the year 2018 serious rain.

Hiawatha is the name of this bike.  He is a very famous guy in Native American History.


I trade my BMW in May this year in Harley dealer located South California, San Marcos, near San Diego.  And I have changed a lot on this bike.




Installed, saddle bags, stop, running, and turn lights, Luggage Rack and its lighting, some chromes, windshield trim with LED lighting.  This is the spirit of having chopper (Touring machine) :)   Isn't it?


I am using this bike, everyday going my office and back.  Also travelling new twisty roads of North California.


It is 2017 Street Glide of Harley Davidson.  A good bike on 20.000 miles.


still young.


San Marcos CA

Nordkapp 2014                                                                      shhhht!  I went on July 11th :)

Bilirsiniz, ben uzun yol yapmayi ve yolda olmanin keyfini yasamayi seven bir surucuyumdur. Yolda olmak, yolun, motorun ve kendimin yapabileceklerini deneyimlemek en keyif aldigim islerden biridir.  O nedenle de, yorulana kadar yolda olurum, cogu zaman.  Bir yere varmak, ya da birilerini ziyarete gitmek olmadi benim amacim hic.  Onlar yolda olmanin bahaneleri oldu.


Bu yolda oldugum sureleri arttirmak icin Proje ve Insaat Yonetim faaliyetlerime 2010 yili itibariyle son verip, Motorumla yollara ciktim.  Ancak bu is uzun surmedi.  Yillar once birlikte calistigim bir arkadasimin israri ile 2011 yilinda kendimi Uzak dogunun sirin bir sehri olan Vladivostokda buluverdim.  O is bittiginde artik yine calismayacaktim ve Izmir Karsiyakada bir ev tutup cevrenin tadini cikartmaya vasladim bizim Karaoglan ile.  Hele bir de CRF 250 L ekleyince garaja daglar tepeler, nehirler dereler benim oldu.


Moscowada yerlesik bir arkadasimdan bir telefon gelene kadar gezdim.  Hatta bir de karavan yaptirdim bu arada, arkasina motorumu da baglayacagim sekilde.  Ama o telefon ve israrlar neticesi bu sefer de Moscowada basladim calismaya.


Karavanim bir Pejo Boxer 15 m3


Devami icin FORUM lari tiklayin

Direnisteyim!  Mesgulum!

 Arkadaslarim gereken cevabi yazmislar zaten, o nedenle ben size birsey demiyorum, sonra orantisiz guc kullanimi olabilir.


Ancak, genelde biraz aydinlatici birseyler ekleyebilirim onlarin yazdiklarina.

Toplumlar dogar buyur ve gelisirler.  Bu arada nasil ki bebek dislerinin cikip adam disleri ile yer degistirdigi gibi, ergenlige gecisdeki hormon degisiklikleri gibi, toplumlar da bu gelisim donemlerinde bazi kirilma noktalarindan gecerler.

Nasil ki Birinci dunya savasi, nasil ki 2. Dunya savasinda oldugu gibi.  Bunlarin baslangic sebeplerini inceledigimizde, butun dunya bir Avusturya veliaht prensinin oldurulmesi icin mi kapisti???

Ikinci dunya savasina sebep olan Hitlerin gencleri cafelerde mars soyluyor diye mi oldu butun olanlar?

Bunlar global ornekler.  Simdi biraz daha yakin plan yapalim bakalim neler var?

Yakin planda Osmanlidan sonra, biat eden toplum yerine kendi hur iradeleri ile hareket eden toplum yaratan en buyuk dunya lideri, ATATURK Cumhuriyeti kuruyor ve halkin kendi kendini idare etmesi icin omrunu veriyor.

O donemde yaninda Devrimci de yok!  Dedik ya biat eden bir toplumdan hur ve modern Turkiyeyi yaratiyor.  Bu arada nufusun buyuk bir kismi bu degisiklige adapte oluyor.  Ancak bazi kesimler menfaatleri zedelendigi icin bu akima ayak uydurmakta zorlaniyorlar.

Simdi buraya kadar anladik degil mi?  Biliyorum ATATURK ismi biraz rahatsiz ediyor ama, olacak o kadar.  Herkesin kendine gore bir lideri olmali degil mi?  Simdi de var, yok mu?

Serbestlige, demokrasiye, her istedigini istedigi gibi soyleme aliskanligina, korkmamaya, alismis bir topluma, ufaktan ufaktan dozu gun be gun arttirarak, onceleri dedikodu kivaminda sonra Turban sembolu ile, bilahare mahalle baskisi ile ve sonunda kanun yaparak, baski uygulamaya baslayinca duduklu tencere kaynamaya basladi.

Bu yazi politik bir yazi degildir.  Bu yazi tarafsiz bir bireyin sahsi goruslerinden olusmaktadir!  Hatta bu kisi su anda TBMM de oturan kendi oy verdiklerini zaten azletmistir.  Cunku onlar da bu kayanamakta olan duduklu tencerenin icinde kalmislardir.  Onlarin da politik bilgileri ve liderlik vasiflari kalmamistir.

Iste bu nedenle, kendisini surekli baski altinda, surekli kucumseyen bir yonetim elinde harcanmakta olarak goren bir toplum, tencerenin kapagini acmaya calismaktadir!!

Yonetimdekiler ve vatandaslarin bir kismi ise hala, biraz gevsetin su tencerenin sibopunu da basinc dussun havasi ile bazi onlemler almaktadirlar.  O basinc, o tencerenin kapagi acilmadan dusmeyecek!  Cunku yemek pisti artik.  Yoksa yanacak ve hepimiz ac kalacagiz!

Simdi soyleyiniz AGAC bunun neresinde kaldi?

Bir probleminiz oldugunda, soyle kendinizi aya giden bir rokette hayal edin.
Sonra aydan bakin o guzelim dunyaya ve Turkiyeyi bulmaya calisin.
Heh tamam iste orada di mi!  Simdi yasadiginiz yeri bulun... Ne o cok mu zor gorunuyor?
Haydi simdi probleminize bir bakin bakalim gorebilecekmisiniz?

Butun dunya bunun bir agac meselesi olmadigini gordu!  Ama Turkiyede yasayan bazi kesimler bunu goremiyorlar, neden acaba?  Yoksa Turkiyenin sorunlarina cok mu uzaktan bakiyorlar?  Ya da cok yakindan bakip, sadece o agaci mi goruyorlar?  Bir de bizim yanimizdan bakin bakalim, nasil gorunuyor.  Zaten bugun yonetimde olanlar bunlari yapsalar, bir daha kimse indiremez onlari oradan.  Ama nerdeee!

Amacim, bu olaylari dogru analiz edemeyip, bireysel bazi orneklerle soru sorarak, ya da baska ulkelerde daha once olmus olumsuz orneklemelerle kendilerini hakli gostererek, karsi fikirleri bastirmaya calisanlarin bu davranislari ile bir yere varamayacaklarini anlatmak.  Kimseyi asagilamak istemem.  Zaten Gunah!  Hem de bu kandil gununde!

Hepinizi Allahin bana bahsettigi sevgi ve saygiyla kucakliyorum.  Cok iyi oluyor, sizlere de tavsiye ederim. 

 

Arkadaslarim gereken cevabi yazmislar zaten, o nedenle ben size birsey demiyorum, sonra orantisiz guc kullanimi olabilir.

Ancak, genelde biraz aydinlatici birseyler ekleyebilirim onlarin yazdiklarina.

Toplumlar dogar buyur ve gelisirler.  Bu arada nasil ki bebek dislerinin cikip adam disleri ile yer degistirdigi gibi, ergenlige gecisdeki hormon degisiklikleri gibi, toplumlar da bu gelisim donemlerinde bazi kirilma noktalarindan gecerler.

Nasil ki Birinci dunya savasi, nasil ki 2. Dunya savasinda oldugu gibi.  Bunlarin baslangic sebeplerini inceledigimizde, butun dunya bir Avusturya veliaht prensinin oldurulmesi icin mi kapisti???

Ikinci dunya savasina sebep olan Hitlerin gencleri cafelerde mars soyluyor diye mi oldu butun olanlar?

Bunlar global ornekler.  Simdi biraz daha yakin plan yapalim bakalim neler var?

Yakin planda Osmanlidan sonra, biat eden toplum yerine kendi hur iradeleri ile hareket eden toplum yaratan en buyuk dunya lideri, ATATURK Cumhuriyeti kuruyor ve halkin kendi kendini idare etmesi icin omrunu veriyor.

O donemde yaninda Devrimci de yok!  Dedik ya biat eden bir toplumdan hur ve modern Turkiyeyi yaratiyor.  Bu arada nufusun buyuk bir kismi bu degisiklige adapte oluyor.  Ancak bazi kesimler menfaatleri zedelendigi icin bu akima ayak uydurmakta zorlaniyorlar.

Simdi buraya kadar anladik degil mi?  Biliyorum ATATURK ismi biraz rahatsiz ediyor ama, olacak o kadar.  Herkesin kendine gore bir lideri olmali degil mi?  Simdi de var, yok mu?

Serbestlige, demokrasiye, her istedigini istedigi gibi soyleme aliskanligina, korkmamaya, alismis bir topluma, ufaktan ufaktan dozu gun be gun arttirarak, onceleri dedikodu kivaminda sonra Turban sembolu ile, bilahare mahalle baskisi ile ve sonunda kanun yaparak, baski uygulamaya baslayinca duduklu tencere kaynamaya basladi.

Bu yazi politik bir yazi degildir.  Bu yazi tarafsiz bir bireyin sahsi goruslerinden olusmaktadir!  Hatta bu kisi su anda TBMM de oturan kendi oy verdiklerini zaten azletmistir.  Cunku onlar da bu kayanamakta olan duduklu tencerenin icinde kalmislardir.  Onlarin da politik bilgileri ve liderlik vasiflari kalmamistir.

Iste bu nedenle, kendisini surekli baski altinda, surekli kucumseyen bir yonetim elinde harcanmakta olarak goren bir toplum, tencerenin kapagini acmaya calismaktadir!!

Yonetimdekiler ve vatandaslarin bir kismi ise hala, biraz gevsetin su tencerenin sibopunu da basinc dussun havasi ile bazi onlemler almaktadirlar.  O basinc, o tencerenin kapagi acilmadan dusmeyecek!  Cunku yemek pisti artik.  Yoksa yanacak ve hepimiz ac kalacagiz!

Simdi soyleyiniz AGAC bunun neresinde kaldi?

Bir probleminiz oldugunda, soyle kendinizi aya giden bir rokette hayal edin.
Sonra aydan bakin o guzelim dunyaya ve Turkiyeyi bulmaya calisin.
Heh tamam iste orada di mi!  Simdi yasadiginiz yeri bulun... Ne o cok mu zor gorunuyor?
Haydi simdi probleminize bir bakin bakalim gorebilecekmisiniz?

Butun dunya bunun bir agac meselesi olmadigini gordu!  Ama Turkiyede yasayan bazi kesimler bunu goremiyorlar, neden acaba?  Yoksa Turkiyenin sorunlarina cok mu uzaktan bakiyorlar?  Ya da cok yakindan bakip, sadece o agaci mi goruyorlar?  Bir de bizim yanimizdan bakin bakalim, nasil gorunuyor.  Zaten bugun yonetimde olanlar bunlari yapsalar, bir daha kimse indiremez onlari oradan.  Ama nerdeee!

Amacim, bu olaylari dogru analiz edemeyip, bireysel bazi orneklerle soru sorarak, ya da baska ulkelerde daha once olmus olumsuz orneklemelerle kendilerini hakli gostererek, karsi fikirleri bastirmaya calisanlarin bu davranislari ile bir yere varamayacaklarini anlatmak.  Kimseyi asagilamak istemem.  Zaten Gunah!  Hem de bu kandil gununde!

Hepinizi Allahin bana bahsettigi sevgi ve saygiyla kucakliyorum.  Cok iyi oluyor, sizlere de tavsiye ederim.gereken cevabi yazmislar zaten, o nedenle ben size birsey demiyorum, sonra orantisiz guc kullanimi olabilir.

Ancak, genelde biraz aydinlatici birseyler ekleyebilirim onlarin yazdiklarina.

Toplumlar dogar buyur ve gelisirler.  Bu arada nasil ki bebek dislerinin cikip adam disleri ile yer degistirdigi gibi, ergenlige gecisdeki hormon degisiklikleri gibi, toplumlar da bu gelisim donemlerinde bazi kirilma noktalarindan gecerler.

Nasil ki Birinci dunya savasi, nasil ki 2. Dunya savasinda oldugu gibi.  Bunlarin baslangic sebeplerini inceledigimizde, butun dunya bir Avusturya veliaht prensinin oldurulmesi icin mi kapisti???

Ikinci dunya savasina sebep olan Hitlerin gencleri cafelerde mars soyluyor diye mi oldu butun olanlar?

Bunlar global ornekler.  Simdi biraz daha yakin plan yapalim bakalim neler var?

Yakin planda Osmanlidan sonra, biat eden toplum yerine kendi hur iradeleri ile hareket eden toplum yaratan en buyuk dunya lideri, ATATURK Cumhuriyeti kuruyor ve halkin kendi kendini idare etmesi icin omrunu veriyor.

O donemde yaninda Devrimci de yok!  Dedik ya biat eden bir toplumdan hur ve modern Turkiyeyi yaratiyor.  Bu arada nufusun buyuk bir kismi bu degisiklige adapte oluyor.  Ancak bazi kesimler menfaatleri zedelendigi icin bu akima ayak uydurmakta zorlaniyorlar.

Simdi buraya kadar anladik degil mi?  Biliyorum ATATURK ismi biraz rahatsiz ediyor ama, olacak o kadar.  Herkesin kendine gore bir lideri olmali degil mi?  Simdi de var, yok mu?

Serbestlige, demokrasiye, her istedigini istedigi gibi soyleme aliskanligina, korkmamaya, alismis bir topluma, ufaktan ufaktan dozu gun be gun arttirarak, onceleri dedikodu kivaminda sonra Turban sembolu ile, bilahare mahalle baskisi ile ve sonunda kanun yaparak, baski uygulamaya baslayinca duduklu tencere kaynamaya basladi.

Bu yazi politik bir yazi degildir.  Bu yazi tarafsiz bir bireyin sahsi goruslerinden olusmaktadir!  Hatta bu kisi su anda TBMM de oturan kendi oy verdiklerini zaten azletmistir.  Cunku onlar da bu kayanamakta olan duduklu tencerenin icinde kalmislardir.  Onlarin da politik bilgileri ve liderlik vasiflari kalmamistir.

Iste bu nedenle, kendisini surekli baski altinda, surekli kucumseyen bir yonetim elinde harcanmakta olarak goren bir toplum, tencerenin kapagini acmaya calismaktadir!!

Yonetimdekiler ve vatandaslarin bir kismi ise hala, biraz gevsetin su tencerenin sibopunu da basinc dussun havasi ile bazi onlemler almaktadirlar.  O basinc, o tencerenin kapagi acilmadan dusmeyecek!  Cunku yemek pisti artik.  Yoksa yanacak ve hepimiz ac kalacagiz!

Simdi soyleyiniz AGAC bunun neresinde kaldi?

Bir probleminiz oldugunda, soyle kendinizi aya giden bir rokette hayal edin.
Sonra aydan bakin o guzelim dunyaya ve Turkiyeyi bulmaya calisin.
Heh tamam iste orada di mi!  Simdi yasadiginiz yeri bulun... Ne o cok mu zor gorunuyor?
Haydi simdi probleminize bir bakin bakalim gorebilecekmisiniz?

Butun dunya bunun bir agac meselesi olmadigini gordu!  Ama Turkiyede yasayan bazi kesimler bunu goremiyorlar, neden acaba?  Yoksa Turkiyenin sorunlarina cok mu uzaktan bakiyorlar?  Ya da cok yakindan bakip, sadece o agaci mi goruyorlar?  Bir de bizim yanimizdan bakin bakalim, nasil gorunuyor.  Zaten bugun yonetimde olanlar bunlari yapsalar, bir daha kimse indiremez onlari oradan.  Ama nerdeee!

Amacim, bu olaylari dogru analiz edemeyip, bireysel bazi orneklerle soru sorarak, ya da baska ulkelerde daha once olmus olumsuz orneklemelerle kendilerini hakli gostererek, karsi fikirleri bastirmaya calisanlarin bu davranislari ile bir yere varamayacaklarini anlatmak.  Kimseyi asagilamak istemem.  Zaten Gunah!  Hem de bu kandil gununde!

Hepinizi Allahin bana bahsettigi sevgi ve saygiyla kucakliyorum.  Cok iyi oluyor, sizlere de tavsiye ederim.

 

Garajimizda yeni bir degisiklik var

Garajimizda cok guzel bir degisiklik oldu.  Bir CRF 250 L geldi

 Iste her yerinde "0" yazan bir motor.  Bununla bakalim neler yapilabiliyor, gorecegiz.  Artik sehirlerde dolasmanin, sehirlerarasi yollarda radara takilmadan gitmenin imkani kalmayinca, saniyorum en guzel yer daglar olacak.

Bu resmin devamina da aldigimin ertesi gunu yaptigimiz gezi ile ilgili fotograflari koydugum bir seyahat raporu ekliyorum.

Bakalim begenecekmisiniz.

 

        Iste Rapor

Niye anlamli birseyler yapamiyoruz?

Belki biraz ters gelecek ancak ben su HGS ucretleri icin acilan imza kampanyasi konusunun irdelenmesinden yanayim.

Kac kurustur bu ucret? Mesela bir kopru gecisi 4.25 TL dir. Yeni gelen sistemle OgS ye gore %20 ucuzluk soz konusu ise, 4.25*0.80=3.40 TL.  yani 85 kurus fark olmali diye imza mi topluyoruz?


Bizim gibi zevkine motor kullanan birisi ki altindaki motorun degerini yazmiyacagim, kac kere gecer ucretli yoldan bir gun icinde?

Bir otomobil ile ayni fiyata geciyor olmaksa konu, "otomobillerin ucuza gectigini" dusunsek de kendimizi rahatlatsak nasil olur?

Ayrica, bu konuya gelene kadar, nicin kimse;

*  Benzin fiyatlari

*  Surat limitleri

*  Yolda oncelik haklari

*  Emniyet seridi ya da tercihli yol kullanimi

*  Yol emniyeti

*  Yol kalitesi, micir, sulama

v.b gib konularda buna benzer bir calisma yapilmaz? 

*  Benzin Fiyatlari;

 

Bizim carbon salimimiz, diger araclara gore cok daha az olduguna gore, tesvik ve cevre koruma amacli olmak adina nicin motorlara ucuz benzin satilmiyor? Vergi almak gibi dusunun. Cok kazanan cok verecek, cok salan, pahaliya gidecek!

 

 

 

*  Surat limitleri;

 

Allah askina elinizi vicdaniniza koyup bir soylermisiniz, 110 Km otoban surati ile 120 veya 140 Km surat arasinda motosiklet surucusunun kazada alacagi hasar bakimindan ne kadar fark vardir? Bu otoyollar 130 Km otomobil suratine gore ayarlanir. Viraj egimleri, viraj acilari hep buna goredir ve biraz da toleransi vardir. Yani 150 ile de girseniz pek birsey olmaz. Virajlar hep acik ve gorusu olan virajlardir. Yollarda ki tabelalar size 1000 m. Onceden bilgi verir. Smdi bir otomobil boyle bir virajda yatmadan gittigine gore, ve savrulmuyor ise, bir motosiklet yatarak merkezkac kuvvetini de yendigine gore daha suratli giremez mi o viraja! Girer. Onceliklere ve kurallara uydugunuz taktirde, bu suratlarin hicbir tehlikesi yok.tur, ya da bugun musaade edilenle arasinda bir fark yok.tur.  Bir Almana kendi devleti sadece "yeter" diye oneri anlaminda surat limiti koyuyor ve o almanlar o otobanlarda ucar gibi gidiyorlarsa, bu onlarin daha becerikli olduklarini mi gosteriyor?  He?  Yoksa, sistemin onlari daha iyi egittigi ve daha iyi denetledikleri icin mi?


* Yolda oncelik haklari;

 
Bakiniz denizde motorlu bir tekne her zaman, ama her zaman yelkenli bir tekneye yol vermek mecburiyetindedir. Neden cunku o yelkenlinin manevra kabiliyeti zayiftir. Her turlu 4 tekerli arac, kendi basina ayakta durabiliyor iken, yola degdigi alanlar toplami bir motosikletten daha buyuk iken, manevra kabiliyeti daha rahat iken, neden motosikletlerin boyle bir onceligi yok.tur? Neden motorcu oldurmek bedavadir? Bu konuyu hepimiz biliyoruz. Her marsa bastigimizda bunu kabul ederek yola cikiyoruz, ve kayiplarin arakasindan uzuluyoruz. Peki kim dilekce yazdi ve imzaladi? Emre nerede? Avrupaya cikiyorsunuz hepiniz, birak Avrupayi Yunana giden gidene! Adamlar eyvah motor geliyor diye bakiyorlar, ona gore hazirlaniyorlar, sizden once kaciyor ve yol aciyorlar. Neden acaba? Bir otomobilin motosikletle kazaya karismasi halinde cezasi Idam mi acaba?

* Emniyet seridi ya da tercihli yol kullanimi;


Siz bir motosikletin emniyet seridini tikayabilecegini hayal edebilir misiniz? Ben edemiyorum. Bir motoru her ahvalde, bir yerlere kaldirip, cekmek mumkundur hem de tek basiniza. Bu durumda nasil tikayabilir ki o emniyet seridini? Diyelim ki 5 motor emniyet seridinde gidiyor arka arkaya ve arkadan bir ambulans geldi! Kacacak yer var midir? Vardir tabii. Hemen andaki arabalarin arasina girersiniz. Peki niye yasak? Kim dilekce yazdi ve durumu anlatti?

* Yol emniyeti;

 
A sinifi disinda ehliyet sahipleri nicin motosiklet konusunda bilgilendirilmez ve imtihanda bu konuya yer verilmez? Tm arac kullananlar, kendi siniflari ile ilgili ehliyeti alip cikarlar direksiyon basina. Peki bir motor nasil durur, durabilir mi acaba diye hic bilgi sahibi olan var mi? Nicin motorlara fazla yaklasmamak gerekir, onlarin manevra ihtiyaci nedir bilen var mi? Adam dibinize girer ve siz o anda denge geregi biraz sa a da sol yapsaniz, altindasiniz o aracin ama o bunu bilmez. Savunmasinda da " abi valla birden onume kirdi" der ve yirtar. Sahitler de "zaten o motorcu cok hizli idi" diye ekledi mi, siz artik yoksunuz! Sizin virajda niye gaz vermek zorunda oldugunuzu kac surucu bilir? Niye bir dilekce vermiyoruz bu konuda? Ya da ne yaptik?

* Yol kalitesi, micir, sulama;


Yollarimizin deverleri dogru mu? Hayir! Yol insaati yapilan yerlerde toprak zemin bir de sulanir toz kalkmasin ve zemin sikissin diye. Peki arac pulunu odeyen, vergisi dunya capinda olan, boyle zeminde gitmek icin ozel marifet gerektiren, motosiklet kullananlar hic hesaba katilmaz mi? Niye bir servis yolu yapilip 2 kurusluk asfalt dokmek, bir motorcunun hayatindan daha mi pahalidir? Siz o zeminle bogusurken, yaninizdan hizla gecen, ya da dibinize gelip korna calanlara ne demeliyiz acaba?

Ser miciri yola, gelen gecen sikistirsin! Yolu bize yaptiriyorlar. Ama biz otomobil degiliz ve o miciri daha cok ayristiriyoruz bunu anlatsak acaba kurtulur muyuz? Toprak zeminde gidemiyoruz desek ne derler? Gulerler mi bize!

Sehirlerimizi guzellestirmek adina, yer gok yesillendirsek, cicekler eksek iyi olmaz mi? Olur! Ama onlari sulamak icin delikli hortum sersek aralarina olmaz mi? Olur! Ama ver sen cahilin birinin eline bir arazoz, gonder sulasin! Yer gok su! Bir viraji donuyorsunuz ve motorunuz yatik, normal olarak ama o da ne? Yerler sirilsiklam ve siz kayarak dusuyorsunuz, siz yola yuvarlanirken, motorunuz da gidip bordure vuruyor kendini, intihar edercesine. Hee pardon! Bir de tabela var sulama isaret ve kaygan yol! Ama tam suyun basladigi noktada. Peki otobanda niye 1000 m. Geriye koydunuz be adam!

Lutfen kusura bakmayin ama ben su 85 kurus farki odeyip butun bunlardan kurtulmaktan yanayim. Yazi da cok uzun oldu ama ne yapayim, daha kisa anlatamadim.

2. Alpler cikartmasi

Bu yil yine uzun bir planlama donemini takiben, eski grup ama Ates olmadan,yani Nuri, Berk, Ali ve ben Alp daglari kusatmasina ciktik. Ates de, CBF Turkiye grubundan arkadaslar ile bizimle bulusmak uzere Yunanistanin Parga sehrine hareket edecek.  Agustos ayinin 11 'inde onlarla bulusacagiz.

Gecen yil ki Alpler gezimiz Dolomitlerden baslamis ve gidis donus motorla yapmistik.  Bu yil, motorlarimizi Un RoRo ile Fransanin Toulon kentine gonderiyoruz.  Gunlerden 21 Temmuz ve yandaki fotografta goruldugu gibi motorlarimizi yuklemek uzere Anbarli limanina gidiyoruz.

Biz de ayin 24 unde Air France 'in oglen 12:30 ucagi ile Marseille ya ucup, oradan tren ile, Toulona gecip orada kalacagiz.

Bu sene gecen yildan farkli olarak, otellerimiz de rezerve edildi.  Alinin ellerine saglik.  Zaten bizim rota islerine de Berk bakar, acaip rota ve otel rezervasyonlari ile, eglenceli bir yolculuk yaptik.  Francadan balayan Alp daglarina, Balkanlari da ekleyerek, Yunanistan ve oradan da Sakiz adasina gectik.

 

Gezinin devami icin buraya tiklayiniz

Bir Ermenek Macerasi

Acaip bir sevgili, tek tarafli sevgi

Acaip bir sevgili sevdim, kimsenin sevmeyecegi cinsten. Yillardir beraberiz.

Hani ayakta durabiliyor mu desen, ben olmadan duramiyor derim.

Seni koruyor mu desen, hayir!  O beni degil ama ben onu koruyorum derim.

Kapris desen hic yok.  Cicek almam da gerekmiyor.

Bir yere biraktigimda oylece beni bekliyor.  Sakin sessiz.  Bir de cok tehlikeli diyorlar onun icin ama bugune kadar kimseye bir kotuluk ettigini de gormediler.  Ickisi yok!  Kumari yok!  Alisveris derdi yok.  Oyle ozel gunleri yok ki kutlamalar yapalim. 

Hadi gel yemege gidelim desem, ben yerim o bakar.

Onun butun eksiklerini ben tamamlarim, o duymaz ben duymazsam, o gormez be gormezsem, o konusmaz ben konusmazsam.

Ama, hele bir kizdirmaya gor!  Ayrilir gider!  hem oyle bir gidis ki, yillar boyu unutamazsiniz, biraktigi izlerden.

 

Planet of the Alps

Bu defa, naklen yayin tarzinda bir raporla bu geziyi sizlerle paylasmak amacindayim.

 40°58'46.99"N
 28°51'5.75"E

Ya  da baska bir deyisle;

40,9797187033 28,8515980327 koordinatlarindan (ki burasi Avrupanin en dogu ucu olan Istanbul Havaalani yakinlari oluyor),

Yildiz tarihi 2011/7-31 Bugun yola cikiyoruz.

Bu harekata katilacaklari sizlere bir tanitayim once;

 

Bu ben, zaten hepiniz taniyorsunuz   Bu da benim

uzay gemisi Atilgan!  Ben

gemiyi kullanan Guverte

subayi Mr. Sulu!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Bu Nuri Karakus  Ilk ART

Craft'a katilmislardi.  

Ve simdi onu gezmeye

goturuyoruz. :)  Nuri, Honda

CBF1000 ile geliyor.  Hee bu

arada Nuri bizim uzay

gemisine kacak binmis bir

yolcu.  Onun icin onun adi

yok ama kedileri filan sevdigi

icin ona da Alf diyecegiz. 

Kabul etmezse degistiririz.

 

 

 

 

Bu Adil Berk Oguz.  Grubun

bu seyahatte izleyecegi

rotalari hazirlayan nami diger

Mr. Spak

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Sirada Mr. Skati var.  Biz ona

kisaca Ates diyoruz ama bu

gezide Skati olacak.  Hep ben

onden giderim diyor ondan.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu Kaptan Kirk.  Ali Sarialtun,

 

Hollandada yasiyor ve orada

Stelvio kullaniyor ancak bu

geziye Turkiyedeki CBF600 u ile

katilacak.  Motor aslinda cok az

kullanilmis ancak yine de yola

hazirlandi, servisi filan yapildi.

 

 

 

 

 

 

 

Simdi Turkiyeden cikana kadar yapacaklarimiz, ve o surede gecen gunleri saymazsak eger, 1. gun rotamiz asagidaki linkdeki gibi olacak.

1. gun rotamiz

Niye boyle diyorum?  Cunku, bir gun once cikip Sarkoyde kamp kurup, eksik gedik neyimiz kalmis onlari bulup, gerekirse geri donup alarak ertesi gun yola devamla Kavalayi gecmek istiyoruz.

 

Star Trek devamini izlemek icin tiklayiniz

Birinci Yunan Seferi

Haziran ayinin 10 uncu gunu Cuma sabahi saat 5:00 de Sirinevler kavagi koprusu altinda karsi taraftan gelen Nuri, Berk ve esi ile bulusuyoruz.  Hedefimizde Yunanistan var.

Yaklasiyoruz...

 Devami icin tiklayiniz...

Bizim Garajda yine degisiklik oldu ve 1. Adventure Seferi Antakya...

Gecen gunlerde Egitimlerde Sevgili Hocam Ugur Ertekine yardimci oldugum gunlerden birinde idi.  Sile yolundaki gozlemecilere girerken;

-  Abi sana bir adventure gider artik  deyince

beninm de zaten aklimin bir kosesinde duran bu adventure fikri hayata gecmeye basladi.  Mayis ayinin 4 'u idi galiba once Eskisehire oradan da Bodruma gececektim GS imle.

Yola cikmadan once Godlwingimi Sinanin oraya birakiyorum satilik!  Bir de vekalet "haydi sat" diye.  GS i satarmiyim satmazmiyim belli degil.  Hani Adventure olmasa da bir GS im var ne de olsa.

 Yoldayim ve bir telefon geliyor.

-  Abi biz Erhana bir motor bakiyoruz

-  Nasil birsey ariyorsunuz

-  2008 veya uzeri bir GS

-  .....mmm!  Valla benim GS var ama...

-  Abi Erhani veriyorum diyor sevgili Sitki Antakyadan ve ben Erhanla anlasiyorum.

-  Bodruma gideyim, hesap numarami gondereyim diyorum

-  Peki abi diyor Erhan.

Bu arada Borusani ariyorum ve bana Adventure ayarlayin diyorum.  Mayis ayinin ortasinda gelecek ilk partiden bir motor ayarlaniyor.

Eskisehirden Bodruma gecerken, yine bir telefon geliyor...

-  Hakki!  Bizim Turgutun yegeni bir Goldwing ariyor seninki satilikmis?

-  Evet Gokhan satilik.  Sinanin orada baksinlar diyorum.

Bodruma vardigimda Alper, (Turgtun yegeni) beni ariyor ve motoru begendigini soyluyor.  Anlasiyoruz...

Veee Borusan bana motorumu, ayin 18 inde teslim ediyor.

 Eh ne diyorduk?  Benim butun motorlarin tatlisini Sitki yapar diyorduk.  Oyle de oldu.  Bu sefer, benim sattigim GS i alan Erhan, benim yeni motor ve Eskisehirden bize katilan sevgili Bilal Kilincin aldigi K1600 GTL nin tatlisi olunca, bu kadar tatli cok gelir diyerek hepimiz musterek bir yemek duzenledik Antakyada.

Antakya 1. Adventure Seferi icin...

Su anda motorum bir haftada 5.350 Km yol yapti ve haziranin 9 'u gecesi Yunanistana yola hazirlaniyor...  Yol mu dayanir simdi buna. Donus yolunda Ceyhani ariyorum Bursa Festivalinin yapildigi yerin koordinatlarini GPS ime giriyorum ve Festivaldeyim.

 

 

Members Area

 


Recent Forum Posts

Upcoming Events

Recent Videos

323 views - 0 comments

Recent Photos

The Weather Channel

Erkekmi daha yanlizdir bir kadin mi?

Erkek mi daha yanliz Kadin mi? Bir erkek!

 

Erkekler herzaman yanlizdir!

Evet erkekler her daim yanlizdirlar.  

O nedenle pek oyle korkmazlar birseylerden.

Nede olsa kendi kendilerine bu hayatla mucadele ederler.

Ama hep de biri olsun isterler, hayatlarinda.

Genc yaslarinda yanlizdirlar!

Flirt ederek bu yanlizligi gidermeye calisirlar

Hem de bu arada baslarini belaya sokacak eslerini ararlar!

Nedense?

Ama yanlizdirlar!

Bulurlar bir tanesini

Sanarlar ki iste bununla hayat cok guzel olurdu!

Nah olurdu!

Bir yil bilemedin, iki

biraz unuturlar o yanlizliklarini ve

baslarlar paylasmaya hayatlarini

halbuki karsi taraf oyle degildir, pusudadir

Nasil terbiye ederim ben bu aslani derler iclerinden

Bir bakarsiniz ki hamile kalmislar!

Size sormazlar bunu

cunku o aslan terbiyesi planinin bir parcasidir

Yedin mi ayvayi? 1 - 0

Erkek baslar dusunmeye, kadin baslar inlemeye

Aman Ismet bana dokunma belim cok agriyor!

Zaten ev de kusatma altindadir, hemcinsleri tarafindan

Sen kalirsin bir tek basina

Bir kenarda mahsun!

Onlarin isidir bu!  Hayat verecekler ya baska bir canliya

Dunya onun etrafinda donmeye baslar ve seni gormezler bile

orada mahsun oturursun kosende

Sonra bir bakarsin ki dunya tersine donmeye baslamis

Dogum oldu ya, logusalik filan derken

Sen yoksundur bu olaylarda hic!

Nasil severler cocugu bir hatirlayin

Hanimis kizimin/oglumun babasi?

Heh iste orada baslar tezgah

Bak babasi sensin Neredesin bakiyim diye?

Duygusal olarak sen yine tek basina durursun

suratinda bir tebessumle

Hani Babasindir ya artik

iste yedin ikinci ayvayi da!  2 - 0

Sonra, ne olur?  Hiiic

ayni tas ayni hamam!

Cocuk buyutur analar!

Kosede oturur babalar,

hepsi tek basina!

Canim son zamanlarda hic musterek birsey yapmadik seninle

der birgun, ozlemis gibi seni!

Halbuki sikilmistir cani biryerlere gitmek ister

neyse bu is booooyle gider.

Kadinlar kendi dunyalarinda

ama teleskopla izlerler kocalarini

kaybetmek istemezler!  Neden acaba?

Tahminlerinizi duyuyorum.  Ama

Bosverin boyle dusunmeyin

bakin guzel ve yanliz olmayacaginiz gunler yaklasmakta

ve bir gun bir bakarsiniz ki aileniz genisleme karari almis

cocugunuz evleniyor!  Hurra murvetini gorecegim.

Gorursun ama uzaktan. 

Cunku o yine kadinlarin isidir

ve sana yer yoktur o dunyada

Canim yarin yatak odasi takimi alacagiz!

Nisani nerede yapsak acaba?

Dugunde ben ne giyecegim?

Iste bu dur gunun mana ve ehemmiyeti

Sen de bir basina gider bir takim elbise alirsin kendine

hani cocugun evleniyor ya!

ne kadar hissedersen iste o kadar.

Paylasamazlar bu mutlulugu seninle

onlar icin dugunun yeri, gelin basi,

giyim, kusam onemlidir

gerisi hikaye!

eee evlendirirsiniz cocugunuzu,

ve bir bakarsiniz ki hepsi onlara odakli,

damat nasil cikacak bakalim?

 

Kizimizi mutlu edecek mi

Yoksa, bu gelin biraz cadi mi ne?

 

sen otur yerinde be kardesim,

kafani dinle iste ne istiyorsun

"Ya ben de bunlari yasamak istiyorum!"

dersin icinden amaaa!  Sen erkeksin!

Sonra torun denen o mucizeye gelir sira

iste o gune kadar dayanabildiysen bu hayata

iste o zaman mutlu olursun, niye mi?

cunku o seni sever ve sana butun yanlizligini unutturacak

gulucukleri gorursun baska bir canlinin yuzunde

hani yuzyildir goremedigin cinsten

gercekten yani!  O seni sever ve sevecektir

cunku sen onun her istedigini yapan dedesisindir

veeee....bir gun dosekte oturur kalirsin oooyle dalmiiiiis gitmiiis!

Neredeeen nereye dersin icinden.

Allahtan dayanmisim bu iskenceye ama bu tatli da

keciboynuzunun bali kadardir, kiyasla!

Haydi kardesim!

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,

Meçhûle giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;

Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyâhatten elemli,

Günlerce siyâh ufka bakar gözleri nemli.

Bîçâre gönüller! Ne giden son gemidir bu!

Hicranlı hayâtın ne de son mâtemidir bu!

Dünyâda sevilmiş ve seven nâfile bekler;

Bilmez ki giden sevgililer dönmiyecekler.

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden,

Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.

 

Varmi itirazi olan!

 


Newest Members